Yiyiniz içiniz ancak israf etmeyiniz (Araf 31)
Banu Atabay'ın lezzetler.com yemek tarifleri sitesi

Ana Sayfa » Sofra Düzeni ve Servis » Sofra Düzeni ve Servis
Alfabetik Dizilim   En Çok Bakılanlar   En Yeniler

Gönderen: hanımeli | 08.Haz.2008
4 adet | 117391 defa bakıldı

Sofra Düzeni ve Servis



Sofra düzeniyle servisin iyi olması, mideden kalbe giden yolun dozeri olarak gösterilen yemeğin başarısında önemli bir rol oynar. Yemek ne kadar dikkatli hazırlanırsa hazırlansın, sofra düzeni ve serviste görülecek hatalar, harcanan tüm çabaları boşa çıkaracağı gibi yemeğin tadını da kaçırabilir. Güzel hazırlanmış bir sofra ve başarılı bir servisin, mütevazı bir yemeği bile farklı ve zevkli bir hale getireceği kuşkusuzdur.
Sofra düzeni ve servis, bu işi yalnızca belirli ilkelere ve kurallara uygun olarak hazırlamak ve uygulamak şeklinde anlaşılmamalıdır. Bu iki olgu, aynı zamanda bir dünya görüşünün, kültür düzeyi ve yaşama biçiminin belirlediği bir ortamı oluşturma sanatıdır.
Gerek aile içinde, gerek yakın arkadaşlar arasında ve gerekse iş, ya da görev ilişkilerinin neden olduğu yemeklerde, sofra düzeni ve servis, yaşama verilen değeri gösteren, karşılıklı ilgi ve anlayışı doğuran ve geliştiren unsurlar olarak önem taşır. Bütün bunların sonucunda, aile bireyleri yemek saatlerini çekici ve zevkli bulmaya, en sade yemekten bir tat almaya başlarlar. Çocuklar, düzenli ve uyumlu bir sofra-servisin anlamım önce ailede görecek, sofraya saygılı olma ve davranışlara dikkat etmenin önemini öğreneceklerdir. Öte yandan, konuklar için evde yorucu bir sofra hazırlamak yerine onları bir lokantada ağırlamak daha kolay olmakla birlikte, evde verilecek bir yemeğin daha içten ve daha yakın bir hava yaratacağı unutulmamalıdır. İlkinin masrafı gözönüne alınmasa bile, bu, evde konuk ağırlamanın anlamına hiç bir zaman varamaz.
Yemek odasıyla masasının düzenlenmesini, yemek listesinin belirli bir plana göre hazırlanmasını ve uygulanmasını bir bütün olarak ele almak gerekir. Bu unsurlardan birine önem verilmemesi, ya da herhangi birindeki aksama, sofra düzeni ve servisin tümüyle aksamasına neden olacaktır. Bu nedenle, yemek masasının düzenlenmesi ve servisin yapılması birbirinden ayrılmayan bir bütün olarak ele alınmalıdır.

AİLE SOFRASI:
Ailelerde yemek saati, ailenin bütün bireylerinin bir araya geldiği, önemli bir zaman kesimidir. Düzenli bir yemek masası, bireylerin davranışları yanında, aile içi düzeni de etkiler. Aslında, aile için öngörülen sofrayla konuklar için düşünüleni arasında, anlam farkı değil yalnızca biçim farkı vardır. Bu nedenle ailenize hazırladığınız sofraya da konuklara gösterdiğiniz özeni göstermeli, baştan savma ve gelişigüzel davranmamalısınız.
Her ailenin kendine özgü bir sofrası ve servis alışkanlığı vardır. Bu alışkanlığı, ailenin ekonomik imkânları yanında bireylerin yaşları ve çalışma şartlan da belirler. Genellikle kahvaltıyla, öğle ve akşam yemekleri, çalışma zamanlarının elverdiği ölçüde bir arada yenilir. İş ve okul saatlerinin farklı olması, kahvaltının değişik zamanlarda yapılmasına, öğle yemeğinde eve gelme imkânının bulunmaması, dışarda yemek yeme zorunluluğuna yolaçar. Sonuçta, ailenin yemek alışkanlığını belirleyen ilk etkenleri teşkil eder bunlar. Aile için hazırlanan sofranın önemi anlaşılmalı; eğer öğle yemeklerini birlikte yemek için bazı engeller varsa, hiç değilse sabah kahvaltılarıyla akşam yemeklerinde bir arada olmaya özen gösterilmelidir. Düzenli bir sofra ve iyi bir servis aile fertlerinde birlikte yemek yeme alışkanlığını yaratır. Bu düzen oluşturulmazsa, fertler kendileri, gelişigüzel sofra kuracaklar, hızla kahvaltı yapıp yemek yiyecekler veya öğünleri ayaküstü geçiştirecekler, böylece sofra alışkanlığı ile beraber beslenme alışkanlığı da zedelenecektir.
Günümüzde aileler genellikle yemek odalarım kullanmaktan çok, mutfakta hazırlanan bir sofrada, ya da banko-raflarda yemek yemeyi tercih ediyorlar. Bu çabuk ve pratik bir servis alışkanlığının yaygınlaşmasına, belki de yemek odasında uzun uzun sofra hazırlayıp servis yapmanın güçlükleri neden olmaktadır. Ancak, çabukluk ve pratiklik düşüncesi, sofra düzenine gösterilmesi gereken önemi olumsuz yönde etkilememeü ve yemek odasının yalnızca konuklar için açılacağı düşüncesi aile içinde yerleştirilmemelidir.
Kaldı ki, ister yemek odasında ister mutfakta olsun, yemek masalarının düzenlenmesine eşit ölçüde önem verilmelidir. Yemek masasının hazırlanmasında ilk akla gelen unsur, aşağıdaki bölümlerde de anlatılacağı gibi masa örtüsü olmakla birlikte, özellikle mutfaklardaki yemek masaları veya banko-raflar kolayca temizlenme olanağı verecek biçimde düşünülmeli, üzerleri lake, formika, muşamba gibi, sentetik ve kolay temizlenebilir malzemeyle kaplanmalıdır. Böylece aile sofrasında ayrıca bir masa örtüsü kullanmaya gerek kalmayacaktır. Mutfak hizmetlerinde yardımcısı olmayan evkadınları için işleri kolaylaştıracak uygun bir masa düşünülebilir. Bu gibi durumlarda masa örtüsü elbetteki zorunluluk değildir.
Mutfakta yemek yemeyi tercih eden aileler, zamanlarının büyük bir bölümünün geçtiği bu yere yemek odasına gösterdikleri önemi ve özeni göstermelidirler. Düzensizlik, dağınıklık, bulaşıklar ve yemek kokuları, rahat yemek yemeyi engelleyecek, hatta iştahı kaçıracaktır.
Masa örtüsü ve kumaş peçetelerin kullanılmasının gerekmediği günlük yemeklerde, tabak, bardak ve diğer gereçlerin dikkatle yerleştirilmesi ve basit süslemelerle yemeğin rahat ve zevkli yenmesini sağlayabilirsiniz. Bu tür hazırlıkların lüks olması gerekmez. Sade bir çiçek, beyaz, ya da renkli kâğıt peçeteler ve düzenlemeye gösterilen özen, aile sofrası için yeterlidir.
Yemek yemeyi rahat ve zevkli hale getirecek bir masa, sofra düzenlemesinin en önemli unsurlarından biridir. Sıkışık, davranışlarda rahatsızlık hissedilen bir yemek herkes için yorucu ve sıkıcıdır. Bu nedenle, yemek masasında, bütün aile bireylerinin rahat edeceği yerler önceden belirlenmelidir. Böylece genellikle herkes aynı yerde yemek yeme alışkanlığı edinir. Bu, rahatlığı sağlama yanında, bireylere gösterilen ilgi ve değeri de ortaya koyacaktır.

MASA DÜZENLEMESİ:
Bir yemek masasına, önce dikkatle örtü altlığı yerleştirilir. Örtünün katları tam masanın ortasına gelecek şekilde yayılmalıdır. Masanın düzenlenmesi, iki şekilde planlanır:
• Masa çevresi, yemek tabakları ve diğer sofra araçlarının yerleştirileceği yer,
• Masa ortası, masa süslemesinde yararlanılacak alan.
Düzenlemede, masanın ortasının, ya da çevresinin ele alınmasında kesin bir önceliğe gerek yoktur. Ancak, yemeğin özelliklerine göre masanın ortası çevresinin düzenlenmesinden sonra belirleneceğinden, çevreye öncelik verilmesi uygun olabilir.
Masa çevresinin düzenlenmesine yemek tabaklarının yerleştirilmesiyle başlanır. Yemek tabağı, masaya oturacak kimsenin tam önüne gelecek şekilde, masa kenarından iki buçuk santimetre, ya da başparmağın ilk boğumu kadar uzaklığa konur. Yenilecek yemek adedi kadar tabağın üst üste konulmasına gerek yoktur. Yemek listesinde çorba varsa, yemek tabağının üzerine çorba tabağı konulabileceği gibi, çorba tabağının yalnız Başına konulması da mümkündür.
Tabağın sol tarafına çatal, sağ tarafına bıçak, eğer çorba içilecekse, bıçağın sağ tarafına da kaşık konur. Çatal, bıçak ve kaşık, tabakla aynı hizada, sapları oturan kimseye gelecek ve çatalın sivri uçları ile kaşığın ağzı havaya bakacak şekilde yerleştirilir.
Yemek listesinde bulunan yemeklerin çeşit ve miktarına göre, tabağın sol tarafına yerleştirilecek çatal ve sağ tarafına yerleştirilecek bıçak ve kaşığın miktarları saptanır. Örneğin, çatalla yenilecek birden fazla yemek düşünülmüşse, yemek adedi kadar çatal yerleştirilir. İlk yemek balıksa, çatalların en soluna bir de balık çatalı konulmalıdır. Buna uygun şekilde, sağ taraftaki bıçakların sağına da balık bıçağı yerleştirilir. Eğer yemek listesinde çorba yoksa, kaşık yerleştirilmesine gerek yoktur. Çatal, bıçak ve kaşıklar, tabaktan uzak ve dağınık olmaksızın, her konuğun yemek servislerini diğerlerinden ayırdedebilmesine olanak sağlayacak şekilde özenle konulmalıdır.
Yemek tabağının sol ön yanma salata tabağı, tam ön tarafına ise tatlı kaşığı ve çatalı konur. Tatlı için çatal ve kaşığın önceden yerleştirilmesi kesin bir kural değildir. Bu servis, tatlının sunulduğu sırada da yapılabilir. Öte yandan, sunulacak çerez arasında tereyağı da varsa salata tabağının ön tarafına bu besin maddesi için bir tabak konulabileceği gibi, salata tabağından da yararlanılabilir. Tereyağı tabağının içine tereyağı bıçağıyla ekmek konulmalı ve servis sonunda kaldırılmalıdır. Eğer, tereyağı servisi için salata tabağından yararlanılmışsa, yerine yeniden bir salata tabağı yerleştirilmelidir.
Yemek tabağının ön tarafına ise, yemekte alınacak içeceklerin cinsine göre kullanılacak uygun bardaklar yerleştirilir. Her içecek için masada ayrı bir bardağın bulundurulması geleneği terkedilmekle birlikte, bugün genellikle masada su bardağı yerleştirilmektedir.
Peçete, yemek tabağımn soluna ya da yemek tabağının içine konur. Amerikan servis uygulanan masalarda peçetenin, tabağın içine konulması uygun olur.
Tuzluk ve biberlik, oturanların rahatça uzanabilecekleri mesafede bulundurulmalı, imkânlar oranında iki servis arasına yerleştirilmelidir. Masaya konacak tuzluk ve biberlikler dolu ve nemlenmemiş olmalı, ayrıca sigara içinler için masada tablada bulunmalıdır.

MASA ORTASI VE SÜSLEME:
Masa ortasının süslenmesi, yemekle ilgisi olmayan gereksiz bir gösteri değildir. Masa süslenmesi, yemeğe ve sofraya verilen önemi simgelemektedir. Öte yandan, masa çevresiyle ortasını düzenlemenin bir bütün oluşturduğu unutulmamalı ve masa ortasının süslenmesi, yemek odasına ve eve hâkim olan ortamdan soyutlanmamalıdır. Evin genel havasından farklı bir süsleme biçiminin uygun düşmeyeceği kuşkusuzdur. Bu yüzden, evdeki olanakların dışındaki unsurlardan yararlanma, süslemeye zorlama ve sunilik vereceğinden, böyle bir izlenim doğurabilecek yabancılıklardan kaçınılmalıdır. Ayrıca, her ne şekilde olursa olsun, sadelikten uzaklaşma'nm süsleme olayına anlamını kaybettireceği ve sıkışıklığın da rahatsızlık vereceği göz önünde bulundurulmalıdır. Kimi zaman, sade bir çiçek, ya da ince uzun mumlar bile yeterlidir, masanızı şirin göstermede.

SERVİS
Ev sahibi bir hanım konuklarını ağırlarken, her zaman dinç, rahat ve zarif olmalıdır. Bunun için gereksiz koşuşturmaları önleyici ve düzeni sağlayıcı bir takım önlemler almak gerekebilir.
Servis düzenini sağlamada ilk akla gelecek araç, ev sahibi hanımın yakınında bulunan ve üzerine tabakların çatal-bıçak takımlarının, bardakların yerleştirilebileceği ve sofradan alınan kirlilerin konulabileceği bir servis masasıdır.
Yemek masasında konuklar önceden belirlenen yerlere yerleştikten sonra servise başlanmalıdır. Kural olarak bu işe hanımlardan başlamak, daha sonra erkeklerin servisini yapmak gerekir.
Öte yandan, yemek salonunda bulunan büfeyi yalnızca muhafaza dolabı ve dekoratif bir eşya olarak düşünmemeli, mümkün olduğu kadar ondan yararlanmalısınız. Büfenin üzerine, tatlı, meyve, yeneceği zamana kadar buz dolabında kalması gerekmeyen yiyecekler ve bunların servis tabaklarıyla, çatal-bıçak takımları buz kovası vs. konabilir.
Yemek sırasında bardakların boşaldığı görülünce hemen doldurulmalıdır.
Salata servisi, ana yemekten önce yapılmalı, sos ise, yemek servisinden hemen sonra sunulup asla geciktirilmemelidir.
Gönderen: nurcan | 02.Nis.2009
4 adet | 117391 defa bakıldı

SOFRA DÜZENİ



İnsan denen varlığın doğuşundan ölümüne kadar hayat nasibi olarak aradığı şey nasıl varlığını devamına ve yayılmasına hizmet eden «besin» ilkesi ise, insan topluluğuna özel güzellikleri sağlayan, yardımcı araçların en önemlisi de yemek sofralarıdır.
Safra düzenleme işi bir sanattır. Sofra sanatıdır. Bu sanatın, gelenekleriden, derebeyleri ve burjuvalardan miras kalmış, kendine özgü özellikleri vardır.
İyi bir ev hanımı, bu özelliklere saygı göstermeli, kendi yetişme tarzı ile bağdaşan, bir şekle sokmalıdır.
Bir ziyafette, hatta günlük ev sofralarımızda, iyi bir sofra düzeni, renk katar. Göz zevkimizi okşayan bir sofra hazırlanışı bir ev hanımının kişiliğini ortaya koyar.
Herkesin masadaki yeri ve özellikle o yere düşünülerek oturtulması ev sahibesinin nezaketini, inceliğini bir kat daha arttıracağı da unutulmamalıdır.
Gönderen: nakiş | 27.May.2010
4 adet | 117391 defa bakıldı

SOFRA DÜZENİ



Dünyayı rahatlığa sürükleyen sadelik akımı, yemek salonuna ve sofraya da düştü.
Küçük apartmanların, ufak evlerin yemek salonları, ancak açılır kapanır bir masa, ailenin bütçesine göre pahalı ya da ucuz bir büfe, gerektiği kadar iskemle, yer varsa birkaç koltuk alıyor. Her şey, ev kadınına fazla yorgunluk vermeyecek biçimde yapılıyor.
Artık sofralar da eskisi gibi kurulmuyor. Cilâlı ya da kristal konmuş yemek masasının üzerine, ev halkının sayısına göre, tabakların kenarlarından beşer altışar santim çıkacak büyüklükte dörder köşe örtüler seriliyor. Bu örtülerin, büyük örtülere yeğ tutulması, yıkanmasındaki kolaylıktan ileri geliyor. Sofranın orta yerine, şömen dötabl örtülüyor ve üzerine çiçeklik konuluyor.
Yukarıda görüldüğü üzere, tabağın sağına bıçakla kaşıklar, soluna çatallar, ön kısmına su bardakları sıralanır.
Sofraya, yalnız bir tabak koymak gerekir. Her yemekte kullanılan çatal, bıçak ya da kaşık, tabakla beraber kaldırılır. Yerine temizi verilir ve daima dış taraftan alınmak üzere çatal bıçak kullanılır.
Peçeteye gelince, bunun temiz, ütülü, kolalanmış ve gayet sade bir şekilde katlanarak tabağın içine bırakılması bir koşuldur.
Bunlar gündelik ev sofraları için daha sade bir biçimde yapılır. Yalnız çiçek, temizlik ve düzen, her gün için gereklidir. Sofra düzenleme işi bir sanattır. Sofra sanatıdır. Biraz daha genişçe bilgi verelim:
Bir ziyafette, hatta günlük ev sofralarımızda, iyi bir sofra düzeni, renk katar. Göz zevkimizi okşayan bir sofra hazırlanışı bir ev hanımının kişiliğini ortaya koyar.
Herkesin masadaki yeri ve özellikle yere düşünülerek oturtulması ev sahibesinin nezaketini, inceliğini bir kat daha artıracağı da unutulmamalıdır.
Gönderen: bitmeyen şarkı | 31.Arl.2011
4 adet | 117391 defa bakıldı

SOFRA DÜZENLEME



İyi düzenlenmiş bir sofra, en az yemek kadar sofradakileri etkileyen bir öğedir. Sofra düzenlemesi kişisel beğenilere ve eldeki malzemeye bağlı olmakla birlikte, uyulması gereken bazı temel kurallar vardır. Aşağıda bunlardan başlıca-arını vermeye çalışacağız.
Özellikle davetlerde, sıcak bir yemek servis edilecekse, gürültü yapmaması ve masanın kaplamasının kabarmaması için, alta bir keçe örtü yerleştirilir. Üstüne tercihen düz beyaz yada dantelli bir örtü örtülür. Örtünün kenarları, sofranın kenarlarından 15-20 sm kadar sarkmalıdır. Renkli ve desenli örtüler ise daha çok gündelik sofralarda kullanılmaktadır. Dikkat edilmesi gereken bir özellik de, peçeteler ile örtünün aynı desende olmasıdır. Peçeteler sofraya enlemesine iki ya da üçe katlanarak konulmalı, fazla süslü katlamalardan kaçınılmalıdır.
Klasik bir sofra düzenlemesinde tüm tabakların aynı desende olmaları tercih edilir. Ancak, belirli bir uyum içinde olmak koşuluyla değişik servisler için değişik tabaklar da kullanılabilir. Tabakların cinsleri ve desenleri beğeniye göre değişmekle birlikte, davetlerde klasik ve iyi cins bir porselen takım tercih edilmesi daha uygundur. Servis tabakları, takımın parçası olabileceği gibi, gümüş, gümüş kaplama yada paslanmaz çelikten de olabilir. Karışık salatalar, sebzelerin renklerini verebilmek için cam kaselerde servis edilebileceği gibi, bu iş için tahta salata kaseleri de kullanılabilir.
Bardaklar içinde, kuşkusuz kristal olanlar en iyileridir. Ancak kristalin çok pahalı olması nedeniyle, cam bardaklar da kullanılabilir. Yalnız bu bardakların mümkün olduğunca ince olmasına dikkat edilmesi gerekir. Piyasaya her gün yeni biçimlerde bardaklar çıkmakla birlikte, bazılarının biçimleri standarttır. Ağzı geniş olanları her ne kadar yaygın olarak kullanılmaktaysa da, karbondioksit gazının rahatlıkla yükselebilmesi için, geniş ağızlı olanlar tercih edilir. Ayrıca sofrada herkes için bir su bardağı da mutlaka bulundurulmalıdır.
Çatal, bıçak ve kaşıktan da sofrada servis edilecek her yemek için bir takım bulundurulmalıdır. Ordövrler için küçük kaşık, çatal, bıçaklar kullanılır. Balık çatalları ise ordövr çatallarından biraz daha büyükçedir. Balık bıçakları keskin kenarı olmayan küçük bir palet biçimindedir. Bu bıçaklar pişmiş balığın filetosunu kılçıktan ayırmak için kullanılır. Ayrıca bu bıçakla balığın üstüne sos konur. Tatlılar, cinsine göre küçük ince dişli çatallar yada gene küçük kaşıklarla servis edilir. Meyvalar içinse, sofraya üç dişli çatal ya da tatlı kaşığından büyük, ama çorba kaşığından da küçük kaşıklar konur. Yemeklerin sofrada dağıtımında çorbalar için ucu yarım küre biçiminde uzun saplı kaşıklar, etler için uzun ve keskin bir bıçak ve üç dişli uzun bir çatal, balıklar için geniş bir palet ve üç dişli yayvan bir çatal, salatalar için geniş ağızlı ve uzun saplı bir kaşık ve beş dişli geniş ve yayvan bir çatal, soslar için yayvan ağızlı ve uzun saplı kaşıklar, pasta, tart ve turtalar içinse kısa saplı ve ağız kısmı büyük bir kaşık yada büyükçe spatulalar kullanılabilir. Bunların tamamı gümüş, gümüş kaplama, ya da paslanmaz çelikten olabilecekleri gibi, salata çatal ve kaşığı tahtadan da olabilir.
Ekmek, sofraya her kişi için küçük bir tabakla konur. Aynı şeyi salata için de söyleyebiliriz. Konuklarınız istemediği sürece sofraya kül tablası koymanız gerekmez. Tereyağ servis edilecekse, her iki kişi için, içine kırılmış buz konmuş küçük tereyağı kaseleri de sofraya yerleştirilmeli ve tereyağı bu kaplarda servis edilmelidir. Tuzluk ve karabiberlikler de sofraya her iki kişi için birer tane olmak üzere yerleştirilmelidir. Hardal kabı, yağ ve sirke şişeleri, sofrada konuk sayısına göre 4-5 kişi için en az birer tane olmak üzere, yeterince bulunmalıdır. Bunun yanında sofranın yakınında, içine temiz bir örtü yerleştirilmiş küçük bir sepette dilimlenmiş ekmek bulundurmak gerekir. Deniz ürünleri servis edilecekse, sofradan kalkmadan kirlenen parmakları yıkayabilmek için, içine limon dilimleri atılmış ılık su dolu küçük kaplar da bir kenarda hazır olarak bulundurulmalıdır.
Masaya, oturanların birbiriyle konuşmasını ve birbirini görmesini engellemeyecek alçak bir vazoya yada bir tabağa çiçek yerleştirerek sofranızı süsleyebilirsiniz. Ayrıca çiçeğin fazla bulunmadığı kış günlerinde küçük dallarla süslü mumlar da süsleme konusunda size yardımcı olabilir. Sofrayı mumla aydınlatmak, hele mumlar güzel şamdanlara yerleştirilmişse, akşam yemeklerinde her zaman etkileyici bir hava yaratır.
Çoğu yemekler sıcak olarak servis edildiğinden ve dolayısıyla tabaklar ısıtılacağı için, sofraya önceden tabak konulmaz.
Peçeteler çatal ve bıçağın arasına, servis sırasında tabağın konulacağı yere katlanarak yerleştirilir.
Çatallar tabağın soluna, bıçaklar, keskin tarafları içe bakacak biçimde sağına gelecek biçimde dizilir. Çorba içilecekse, bıçakların sağına bir de çorba kaşığı konur. Çatal ve bıçakların sıralanmasında gözetilecek çok yalın bir kural vardır: Çatal ve bıçak yemek sırasına göre dıştan içe doğru dizilir. Başka bir deyişle ilk önce yenecek yemeğin çatalı ve bıçağı tabağa en uzak, en son yenecek yemeğin çatalı ve bıçağı ise tabağa en yakın olmalıdır. Tatlı ve meyva içinse, sofraya konulacak çatal tabakların önüne, dişleri sağa bakacak biçimde, kaşık ise çatalın önüne ağzı sola bakacak biçimde yerleştirilir.
Ekmek, çatalların önüne yerleştirilen düz ve küçük bir ekmek tabağına konur. Bardaklar, tatlı ve meyva için sofraya çatal-kaşık konmamışsa tabakların önüne, konmuşsa tabakların sağ üst köşesinin önüne yerleştirilir. En sağa su bardağı yerleştirilir.
Önceki Tarif: MENÜ HAZIRLAMA

Sonraki tarif: Evde Davetler
lezzetler.com tam sürüm

Cep telefonları ve PDA lar için kısıtlı görünüm - ©2005-2014 lezzetler.com Bütün hakları saklıdır.